"E-ticaretle ilgilenenlerin sanal ofis talepleri yüzde 100 arttı"

Koronavirüs salgınıyla birlikte eticaret faaliyeti yürüten işletmelerin sayısı arttı. Yeni kurulan işletmelerin yapısına bakıldığında ise şahıs şirketlerinden çok kurumsallığın ağır bastığı görülüyor. Bu dönüşümde büyük pay sahibi olan genç girişimcilerin mekan bağımsız çalışma isteği, sanal ofislere talebi de artırıyor. Pandemi sürecinde eticaret alanında faaliyet gösteren girişim ve kurumların sanal ofis taleplerinde yüzde 100’lük bir artış gözlemlediklerini söyleyen Seçkin Canan, "Bu oranın önümüzdeki süreçte hızla kendini katlamasını bekliyor, daha fazla yapının gelişimine katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre, Türkiye’de son 5 yılda her yıl kurulan toplam şirket sayısı yüzde 25,7 arttı. En fazla artış yüzde 59 ile Anonim, Kollektif, Komandit ve Limited şirketlerde yaşanırken şahıs şirket kurulumları yüzde 26 azaldı. Son 10 yıla bakıldığında ise şahıs işletmelerinin yüzde 48 azaldığı, kurumsal şirket kuranların sayısının neredeyse yüzde 100 oranında arttığı görüldü. Şirket tercihlerinde meydana gelen bu değişimde esnafın yerini kurumsal şirketlerin ve genç girişimcilerin alması önemli rol oynarken çağın dinamiklerine ayak uyduran yeni nesil girişimcilerin harcamaları da yeniden şekillendi. Pandeminin de etkisiyle eticarette yaşanan sıçrama, özellikle sabit ofis maliyetlerinin geride bırakılmasına yönelik bir hareketlenme başlattı. Eticaret faaliyeti yürütenlerin imdadına ise sanal ofisler yetişti.

"SANAL OFİSLER MALİYET AVANTAJIYLA ÖNE ÇIKIYOR"

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Olmadık Ofis Kurucusu A. Seçkin Canan, "Şirket tercihlerindeki değişimde, kurumlara sunulan vergi avantajları ve işletme sahiplerinin yatırımcı ve büyüme odaklı yaklaşımlarının etkili olduğunu görüyoruz. Bu noktada yeni nesil girişimcilerin ve çağı yakalayan kurumsal şirketlerin ihtiyaçları da değişiyor. Dünya tamamen dijital bir ticaret anlayışına doğru hızla evrilirken, mevcut eforun çağın hızlı temposunu yakalamaya harcandığı görülüyor. Bunu yaparken atılan ilk adım ise hareket kabiliyetini kısıtlayan yüklü harcamaların geride bırakılması oluyor. Artan ofis maliyetleri ve sabit giderlere yapılan harcamaların yerini kurumsal harcalamalar alırken sanal ofis hizmetleri sunduğu maliyet avantajıyla günümüz eticaret ekosisteminin en büyük destekçilerinden biri olarak konumlanıyor" ifadelerini kullandı. 

"ETİCARETLE İLGİLENENLERİN SANAL OFİS TALEPLERİ YÜZDE 100 ARTTI"

Olmadık Ofis olarak eticaret alanında faaliyet gösteren girişimcilerden kurumsal şirketlere, iş dünyasındaki her ölçekteki oyuncuya çağa entegre olmaları için destek veren sanal ofis hizmeti sunduklarının altını çizen Seçkin Canan, "İstanbul Tarihi Yarımada’da yeni kuracağı şirket için resmi adrese ihtiyaç duyanlardan çalışma alanı arayan freelancerlara, hibrit çalışma modeli benimseyen şirket çalışanlarından toplantı, seminer veya eğitimleri için mekan arayan şirketlere, iş hayatının tüm oyuncuları için çağın gereklerine uygun çözümler sunuyoruz. Bu kapsamda adres gösterilmesi durumunda sanal ofis olarak kullanılabilen girişimimizde personel istihdamı, altyapı yatırımı, güvenlik, temizlik, mutfak, sekretarya, aylık faturalar çağrı ve kargo yönetimi gibi rutin ofis sorumluluklarını devralıyoruz. Olmadık Ofis olarak pandemi sürecinde eticaret alanında faaliyet gösteren girişim ve kurumların sanal ofis taleplerinde ise yüzde 100’lük bir artış gözlemledik. Bu oranın önümüzdeki süreçte hızla kendini katlamasını bekliyor, daha fazla yapının gelişimine katkı sunmayı amaçlıyoruz" diye konuştu.

“PANDEMİ SONRASINDA SIÇRAMA BEKLENİYOR

Eticaretteki ivmelenmenin çalışma şekillerini değiştirdiğine de değinen Seçkin Canan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eticaret, pandemi sürecinde pek çok çalışanın ilk kez deneyimlediği uzaktan çalışma ve yeni normale geçiş sürecinde evrildiği hibrit çalışma modeliyle yürütebilen bir faaliyet olarak karşımıza çıkıyor. Online alışverişin herkes tarafından bu denli tercih edildiği bir dönemde eticarete geçiş, bu çalışma şekillerini daha da yaygınlaştırıyor. Genç nesil çalışanlar da geleceğin iş modeline alan açmaları bakımından hazır ofislere yöneliyor. Kurumsal şirketler ise tek bir lokasyona bağlı kalmadan üretmek isteyen yeni nesil iş gücü için uzaktan çalışma imkanı sunan hazır ofislerden yıllık toplu üyelikler almayı tercih ediyor. Bu kapsamda son 10 yılda her sene yüzde 22 oranında büyüyen bu pazarın, pandemi sonrasında sıçrama gerçekleştireceği ve bugün dünya genelinde sayısı 20 bini aşan paylaşımlı ofis alanlarının 50 bine yaklaşacağını öngörüyoruz."

Yorumlar (0)

Hiç yorum yapılmamış.

Yorum Yap