1 Aralık 2022 Perşembe

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şehir hastanelerimizin sayısını 35'e çıkaracağız (2)

Politika
28 Eylül 2022, 17:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şehir hastanelerimizin sayısını 35'e çıkaracağız (2)

'PEK ÇOK ÜLKE, VATANDAŞLARINI ÖLÜME TERK ETTİ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, altyapıları artık iyice eskiyen ve yetersiz hale gelen gelişmiş ülkelerin sağlık konusunda nasıl acınacak bir durumda olduklarının salgın döneminde tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığını belirterek, "Öyle ki pek çok ülke sağlık hizmetlerini telefonla verecek derecede çaresiz kalmış, adeta vatandaşlarını ölüme terk etmiştir. O dönemde hastanelerden, yaşlı bakım evlerinden yansıyan insanlık adına yüz kızartıcı manzaraları hepimiz gayet iyi biliyoruz. Savaş Ay'ın programını izlemiş miydiniz? Orada Bay Kemal'in Sosyal Sigortalar Kurumu'nun başı olarak nasıl bir sefalette olduğunu görmüş müydünüz? Bu Bay Kemal'den bu ülkeye hayır gelir mi? Gelmez. Sosyal Sigortalar Kurumu'nun başında sen ne yaptın ki bu ülkede ne yapacaksın? Türkiye hem mevcut yaygın ve güçlü sağlık yapısı hem de hızla devreye aldığımız şehir hastaneleri sayesinde bu salgını en üst düzey sağlık hizmetleri veren bir ülke olarak geride bırakmıştır" dedi.
'SAĞLIĞIN KÜRESEL YILDIZI HALİNE GELDİK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin pandemi döneminde Adana'da açtığı Sahra Hastanesi'ne değinerek, "Ne yaptı bu CHP? Adana'da hali, şehir hastanesi diye benim milletime kasmaya çalıştılar. Ve utanmadan, sıkılmadan Bay Kemal oranın açılışını yapmaya gitti. Hastane bu. Ne yaptı bu CHP? Adana'da hal, hal, hali bilirsiniz, değil mi? Tuttular bunlar hali şehir hastanesi diye benim milletime kasmaya çalıştılar. Ve utanmadan, sıkılmadan Bay Kemal oranın açılışını yapmaya gitti. Hastane bu. Öyle çadırdan hastane olur mu? Ama Bay Kemal'e sorarsan olur. Çünkü hayatı böyle geçti. Kendi vatandaşlarımıza birinci sınıf sağlık hizmeti sunarken 161 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa da tıbbi yardım malzemesi gönderdik. Bugün dünya ile rekabet edecek seviyedeki kamu ve özel hastanelerimizde becerileri ve çalışkanlıkları herkesçe takdir edilen doktorlarımızla, hizmet kalitesini yükselten altyapımız ve nitelikli personelimiz ile sağlığın küresel yıldızı haline geldik. Elbette her büyük reformda, her büyük değişimde olduğu gibi bu alanda da ufak tefek aksilikler yaşanıyor olabilir. Ama artık bu gemi yükünü almış. Rotasına girmiş ve menziline doğru gitmektedir. Ülkemizin sağlık alanındaki kazanımlarına halel getirecek hiçbir olumsuzluğa meydan veremeyiz. Tam tersine elimizdeki imkanları daha verimli kullanacak, daha ileriye taşıyacak adımlarla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.
'HER ŞEHİR HASTANEMİZİ BİRER MARKA HALİNE GETİRECEĞİZ'
Erdoğan, şehir hastanelerinin hasta ve çalışan memnuniyeti yükseltmekten akademik vasfını güçlendirmeye kadar her konuda ne gerekiyorsa yapacaklarını vurgulayarak, "Beşeri sermayemizle teknolojik imkanları en üst seviyede birleştirerek her şehir hastanemizi ulusal ve uluslararası düzeyde birer marka haline getireceğiz. Sağlık ordumuza katılan her doktorumuzu, asistanımızı, hocamızı akademik statü ve özlük hakları bakımından destekleyerek markalaşma sürecini hızlandıracağız. Hep beraber daha çok çalışarak, daha çok üreterek, dünyayı daha iyi takip ederek, kendimizi daha iyi geliştirerek inşallah ülkemizi 2053 sağlık vizyonuyla buluşturacağız. Gençlerimize bırakacağımız en önemli miras, sağlık başta olmak üzere her alanda onlara hayallerini gerçeğe dönüştürecek ruhu aşılamak ve imkanı vermektedir" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE'NİN KAYBETMEYİ GÖZE ALACAK TEK BİR EVLADI YOKTUR'
Gençlerin başka ülkelerdeki hiçbir şeye gıpta ile bakmayacakları gelişmişlikte bir Türkiye'yi inşa edene kadar duraksama olmayacağını kaydeden Erdoğan, "Durmayacağız. Türkiye'nin kaybetmeyi göze alacak tek bir evladı yoktur. Bilaistisna potansiyeli, enerjisi, kabiliyeti ile bizim için, ülkemiz için, milletimiz için değerlidir, kıymetlidir. Hiç kimsenin bu mümtaz hazineyi elimizden almasına rıza göstermeyeceğiz. Hiç kimsenin ülkenin birikimlerini heba edecek, milletimizin geleceğini tehdide atacak fütursuzluklar sergilemesine izin veremeyiz. Hele hele küresel yönetim mekanizmalarının yeniden kurgulandığı bir dönemde böyle bir felaketi asla göze alamayız. Bir gönül sultanı bakın ne diyor; 'İdrak pamuğundan gaflet pamuğunu çıkarmayana nasihat kar etmez'. Elbette tüm söylediklerimiz idrak kulağı açık olan için bir anlam taşıyor. Bunun için milletimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da irfanı ve feraseti ile önündeki tablonun kendisine işaret ettiği tabloyu görerek Türkiye 100 yılı için en doğru kararı vereceğine yürekten inanıyorum" dedi.

Yorumlar (0)

Hiç yorum yapılmamış.

Yorum Yap

{{ item.name }}